15 Mayıs 2009 Cuma

Ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin..

Bazı soruların cevaplarını kendime veremediğim halde sormaya devam ediyorum inatla. Kendime en çok sorduğum soruysa; "NEDEN?"

Neden böyle davranıyorsun?
Neden bir şeyin yanlış olduğunu bildiğin halde yine de yapıyorsun?
Neden mantıklı bir şekilde düşünebilirken, mantıklı hareket edemiyorsun?
Neden?
Neden?

Bir zamanlar biri bana demişti ki;
"Sen kürekleri kaybolmuş bir sandalın içindesin ve şelaleye doğru sürükleniyorsun. Sonunun ne olacağını bildiğin halde, hiçbir şey yapmıyorsun"

Ne doğru bir tespit. Ama bunu analiz etmek için alim olmaya gerek yok. Her şey ortada değil mi zaten? Sabahları uyanmak için bile bir sebebim yok. Daha bu yaşta tamamen bittiğimi hissediyorum. Daha fazla ilerleyemeyecekmişim gibi.. Bir yerde son bulmalı ya da ben bir şekilde son vereceğim yaşamaya. Bir çöl kasabasında, Texas ya da Arizona'da bir yerlerde mesela; tahta, derme çatma bir kulübede yalnız başıma yaşamak istiyorum. Vahşi doğanın tüm tehditlerini hissetmek, sıcaktan bunalıp soğuk duşun altına kendimi atmak, avladığım geyiklerin içini doldurmak istiyorum. Evimin verandasındaki sallanan sandalyede saatlerce sallanıp durmak ama hiç ilerleyememek istiyorum. Bu güzel icadın insanı nasıl rahatlattığını, yürüyormuş gibi hatta koşuyormuş gibi hissettirmesine rağmen yerinde saymanın verdiği güveni yaşamak istiyorum. Geceleri televizyon izlerken koltukta uyuklamak, sabahları soğuk çayla kahvaltı yapmak, haftasonları eski western filmlerinde gördüğüm tabelasında "Saloon" yazan, iki tarafa doğru itilerek açılan kapıların bırakınca kendiliğinden kapanıp sallanmaya başladığı o barlara gitmek istiyorum. Viskiye "scotch" demek, akşam yemeğinde kızarmış hindi yemek istiyorum.

Aslında her şeyden daha da önemlisi, "büyümek" istiyorum.

İnsan ömrü ortalama 70 yıldan hesaplanıyorsa, bir bu kadar daha yaşayacağım demektir. Geldiğim yol kadar daha gideceğimi bilmek hiç cazip gelmiyor. Yaşayacaklarımın hepsini yolun yarısında tüketip geriye hiçbir şey bırakmadım. Şimdi yaşamak için bir amacım bile yok. Yarını merak etmiyorum. Yarın neler olacağını merak etmiyorum. Güneş yine aynı yerden doğacak ve zaman yine aynı hızla akacak.

Zaman demişken..
Boşuna suçluyorlar yelkovanı. O, akrep ilerlesin diye ömrünü harcıyor oysa.

Gel gidelim güneylere, yenilenip dinlenmeye..