Ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı, kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok.

16 Eylül 2011 Cuma

Aşk sende kalsın

..fakat hâla içimdesin ölü bir cenin gibi.
ve kazımalı şimdi acımasız bir kürtajla kalan tüm parçalarını.

2 yorum:

hayatgaliba dedi ki...

hafızamın bana ihanetini saymazsak, yani ara ara aklıma gelişini.. rüzgarın bana ihanetini saymazsak, yani ara ara senin kokunu bana taşımasını.. arkadaşların ihanetini saymazsak, yani sohbetlerde senin isminin geçtiği cümleleri kurmasını,
şarkıların ihanetini saymazsak, nakaratlarında hep gözlerini tekrar etmesini, şairlerin bana ihanetini saymazsak, yani şiirlerinde hep seni anlatmalarını, gökyüzünün ihanetini saymazsak, bulut bulut toplanınca, o bendeki beyaz elbisen gibi olmasını gökyüzünün, gözlerimin bana ihanetini saymazsak, hiçbir güzeli, senin gibi göstermemesini, tenimin bana ihanetini saymazsak, kimseye senin gibi dokunamayışımı, kimsenin senin gibi dokunamayışını, kapıların bana ihanetini saymazsak, her çalınışlarında sen geldin sanışımı, filmlerin ihanetini saymazsak, hani şu beğendiğimiz oyuncuların oscarlık performanslarını, tıp biliminin bana ihanetini saymazsak, her şeyi bulup, unutturmayı bulamayışlarını. evet işte bunlar ve şimdi sayamadığım daha nice ihanetleri de saymazsak.. gidişin bana hiç koymadı sevgilim.

.hickimse dedi ki...

hafızamızın belli kısımlarını silebilsek, duygularımıza hükmedebilsek, acılarımızı kontrol altında tutabilsek.. o zaman tekdüze ve sıkıcı olurdu belki hayat, ama çok daha kolay olurdu.