Ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı, kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok.

7 Kasım 2011 Pazartesi

Etkiye tepki..

Tarzım değil böyle yazılar yazmak, ama gönderilen mesajlara cevap verme nezaketini göstermeliyim diye düşünüyorum zaman zaman.. Yazmaya başladığımda, ve sonra sıkılıp tekrar yazmayı bıraktığımda, iletişim formundan gelen mesajlar beni tekrar yazmak için fazlasıyla yüreklendiriyor. Bir yerlerde yazdıklarımı okuyan, hatta beğenen, ve benim hissettiklerimi hissetmiş, benim yaşadıklarımı yaşamış insanların olduğunu bilmek yalnızlığımı bi nebze hafifletiyor.

Paralel hayatlar yaşadığımızı söyleyen, aynı zamanlarda aynı acıları, aynı sevinçleri paylaştığımızı yazanlar beni iyi anlayacaktır, en azından yazmamamı bağışlayabileceklerdir.

İnsan, kırılan parçalarını bir araya getirip tekrar ruhunu onarmaya çalışırken, her şeyden izole etmek istiyor kendini. Bağışıklık sistemi zayıf olan bünyeler gibi bulaşabilecek tüm mikroplardan kaçmaya çalışıyorsun, bunun senin için daha sakıncalı olduğunu bildiğin halde.. Sonra durup bakınca, boşuna korktuğunu fark ediyorsun her şeyden. Tekrar kırılmaktan, tekrar aynı acıları yaşamaktan nereye kadar kaçabileceğini düşünüyorsun. Yine kalkıp, dimdik ayakta durup savaş pozisyonunu alıyorsun. Ve adım atmak için sabırsızlanıyorsun bu kez. Hadi hayat gelsin, vursun nerden vuracaksa diyorsun. Ama en ufak bir tereddüt, en ufak bir pürüz tekrar kabuğuna koşarak geri dönmene sebep oluyor.

Soğuk suya atlamak gibi bir şey aslında.. Sadece bir anlık bir cesaret.. Sonrasında hayattan zevk alacağını biliyorsun fakat kendini bırakmak imkansızmış gibi büyüyor gözünde. Bu yüzden yaşayamıyorsun, bu yüzden nefes alamıyorsun, bu yüzden gülemiyorsun ve bu yüzden sevemiyorsun. Aynı acıları tekrar yaşamamak uğruna, yaşayabilme olasılığın olan güzel şeyleri de elinin tersiyle itiyorsun.

Biraz daha zamana ihtiyacım var kırılan parçaları sağlam bi şekilde yapıştırmak için. Biraz daha zamana ihtiyacım var güvenebilmek için insanlara.. Mesajlarıyla, yorumlarıyla destek olan, takip eden, okuyan, seven, sevmeyen herkes.. Yaşamaya başlayalım! Yarın güneş bizim için doğsun..

4 yorum:

Karen dedi ki...

Merhabalar, ben de uzun zaman önce kontactr üzerinden mesaj göndermiştim. Yalnız merakımı halen gideremedim. Nefs-i Müdafa isimli bir kitap yayımlamayı düşünüyordun. O proje iptal mi oldu? İnternet sitesi de kapalı, bilgim yok bu konuda.

.hickimse dedi ki...

daha önce bi yerlerde bu soruya cevap vermiştim de tam hatırlamıyorum neresi olduğunu. nefs-i müdaafaa kaba hatlarıyla tamamlanmış durumda. editleri de genel olarak yapıldı. fakat yazdıklarım kendi hayatımla birebir ilgili olduğu için yayımlama konusunda çok büyük çelişkiler yaşıyorum. sanırım otobiyografimi cesurca arz edecek kadar gözükara değilim henüz. ben de büyük bi hevesle yazmıştım fakat sonra bahsettiğim şeylerin bazı bünyelere ağır geleceği düşüncesiyle yayımlamaktan vazgeçtim.

Hich dedi ki...

"Soğuk suya atlamak gibi bir şey aslında." KE-SİN-LİK-LE!!!!!!
bayıldım...

" eylüller güzeldir " dedi ki...

Soğuk suya atlamak gibi bir şey aslında.. Sadece bir anlık bir cesaret.. Sonrasında hayattan zevk alacağını biliyorsun fakat kendini bırakmak imkansızmış gibi büyüyor gözünde. Bu yüzden yaşayamıyorsun, bu yüzden nefes alamıyorsun, bu yüzden gülemiyorsun ve bu yüzden sevemiyorsun. Aynı acıları tekrar yaşamamak uğruna, yaşayabilme olasılığın olan güzel şeyleri de elinin tersiyle itiyorsun.

bende burasını çok sevdim yüreğini ortaya koyarak bu güzel doyumsuz yazıları yazdığın için teşekkürler...