27 Haziran 2018 Çarşamba

Yalanlar istiyorsan, yalanlar söyleyeyim; incinirsin.

"İnsan ulaşamadığı her şeyin delisi, 
ulaştığı her şeyin nankörüdür."

Nasıl bu kadar kolay aşık olabiliyor insanlar? Benim birini ömrüm boyunca sevebilmem için ona kavuşamamam gerekiyor sanırım. Onun bile garantisi yok. Birini ömrüm boyunca sevebileceğime emin değilim.

Bu hayatta hiç kimse vazgeçilmez değildir. Kişilere bağımlı olanlar kadar midemi bulandıran bir şey daha yok. Birinden vazgeçememek diye bir şeyin varlığına inanmıyorum. Bu potansiyele sahip birini görünce koşarak uzaklaşmak istiyorum hemen o anda. Bugüne kadar benden vazgeçsin diye sabrını çok zorladıklarım da oldu hayatımda. Kimsenin vazgeçilmez olmadığını anladılarsa ne mutlu bana.

Geçen gün bi arkadaşımla sohbet ediyorduk, 10 dakikanın sonunda "Beni aşktan soğuttun, aşka olan bütün inancımı kaybettim sayende" dedi. Daha bu konudaki bütün düşüncelerimi dile getirmemiştim bile oysaki.

Ben aşkın varlığını inkar etmiyorum ki. Sadece insanların aşk sandığı şeyin aşk olmadığını iddia ediyorum. Eğer buna aşk adını vereceksek de, bu tamamen hormonlarla alakalı bir durum. Hormonlar sayesinde aşık sanıyorsun kendini. Ve o hormonların aynı seviyede kalmasını sağlamak için dışarıdan hormon takviyesi almadığın sürece, günün birinde azalıp hiç salgılanmaz hale gelecek. Aşk dediğin şeyin ömrü, beyninin o hormonları salgılamayı durdurduğu ana kadardır işte. Bu öyle dramatize edilecek bir konu da değil üstelik.

18 yıllık arkadaşım aşık olmuş bana, ama güvenemiyormuş. Bu benim sağlayacağım bir şey değil ki. Senin hissettiklerinden ben sorumlu olamam. Kaldı ki, güvenme de zaten. Neden güveneceksin ki? Aşk her şeyi göze almaktır. Sonunda acı çekebilme ihtimaline rağmen, hatta kimi zaman sonunda acı çekeceğini bile bile. Aşk, acıyı göze almaktır. Acıyı göze alamayan insanın aşkla işi olmamalı.

Ben bu yüzden aşık olmuyorum.
Hedonistim.
Bu konuda taviz veremem.
Aşk uğruna, aşk için, aşk yüzünden acı çekmeyi anlamsız buluyorum. Bu hayatta çok daha ciddi acılar var.

İnsanlar nasıl bu kadar kolay aşık olabiliyor?
Her güzel kadına, her yakışıklı adama, iyi seks yapabildiği herkese nasıl oluyor da bağlanabiliyor ya da bağımlı hale gelebiliyor?
Dünyadaki tüm insanlar sağır ve dilsiz olsaydı da aynı aşk hayatını yaşayabilecek insanlarla aynı havayı soluyorum. Şehvete, arzuya, tutkuya aşk diyen insanlarla.. Üstelik büyük göğüslü kadınlara daha kolay aşık olabilen adamlar ve Mercedes'i olan adamlara daha çabuk aşık olabilen kadınlarla..

"Çok güzelsin" cümlesinden nefret ediyorum. Tek kıstas güzellik olmamalı hayatta. İnsan güzel olduğunu aynaya bakınca görebiliyor zaten. Tabi ki estetik de önemli bir mesele ama birini sırf güzel ya da yakışıklı bulduğu için ona aşık olacak kadar sığ olmamalı bi insan.

Amsterdam'ı ülke zanneden kadın tanıdım ben. Bu kadına nasıl aşık olunabilir ki? Hiç konuşmamasını dileyerek mi? İsterse dünyanın en seksi kadını olsun.

Adamın biri marjinalliği aşırı uçlarda bi hayat yaşayıp, her gün farklı bi kadınla seks yapıp, endorfin bağımlısı olacak kadar spor salonunda vakit geçirmek sanıyor. Zeki olmak yeterince marjinaldir zaten. O kadar çok var ki sizin gibi marjinaller, çoğunluğun kabul ettiği hiçbir şey marjinal olamaz. Kendinizle çelişiyorsunuz. Beynini kullansan marjinal sayılabilirdin.

10 dakikadan fazla sohbetine katlanamayacağım biri benden ilgi bekliyor. Sebep? Günde 5 saatini spor salonunda geçirip vücut geliştirmiş. Beynini geliştireceğin bir alet olmalıydı belki de.

Oturup bir Dostoyevski kitabı hakkında tartışamayacağım, herhangi saçma sapan bir aksiyon filmini, içinde psikolojik ya da sosyolojik analizler barındıran bir dram'a tercih eden, hatta böyle filmleri sıkıcı bulan; ışık hızında gidildiğinde zamanın neden durduğunu kavrayamayıp, ofsaytı ezbere anlatan bir adamla ne paylaşabilirim ki? Bir şeyler paylaşabilseydim eğer ya da bir şey paylaşıp paylaşmamayı bu kadar kafama takmasaydım hala evli olurdum zaten.

Şimdi 18 yıllık arkadaşım bana aşık olmuş. Acı çekiyormuş. Ve ben yine suçluluk duyuyorum. Acı çektiği için değil. Bunun acı çekmesiyle hiçbir ilgisi yok. Egoma iyi geldiği için ve bu küçük egoyu ellerimle parçalayamadığım için suçluluk duyuyorum. İnsanın en nefret edilesi gerçeğidir ego.

Ben şimdi insan olduğum için suçluluk duyuyorum.

Oysa sadece çok yakışıklı olduğu için aşık olabilmeliydim bi adama.
Ya da bu egom, paramparça edilebilmeliydi.

Kimse vazgeçilmez değildir.
Benden vazgeçebilmen, vazgeçememenden daha çok etkiler beni.

Şimdi arkana bakmadan git bence.